Dolar 31,3677 % 0.42 h
Euro 34,0595 % 0.42 h
G.Altın 2.101,43 %2,38 h
BIST100 7.962,34 %3,14 h
Bitcoin 1944025 %-0.97194 h
a İmsak Vakti 02:00
Balıkesir 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Gönen Turizm Yapılanması

ÜLKEMİZDEKİ TURİZM OLUŞUMUNA KATKI VE YENİDEN YAPILANMASI

Corona-virus 19 oluşumunda oluşan PANDEMİ nedeniyle ülkemizde de her yönde ve bilhassa turizm ve hizmet sektörü olumsuz yönde haddinden fazla etkilenmiş bulunmaktadır.
Gelişmiş ülkeler gerek aşı, gerek tedavi ve gerekse geliştirilecek ayrı bir sağlık uygulaması nedeniyle muhakkak bunun önüne geçeceklerdir.

İnsanlar; ruhen, fiziksel olarak, madden bunalmış durumdadırlar. Pandemi belası geçtiği zaman insanın sağlığı, çevre sağlığı, bedensel ve ruhi beslenme öne çıkacaktır. İnsanın yaratılışı gereği ihtiyacı olan ruhi beslenme, moral bulma, sağlığını yeniden kazanma, kendini yenileme isteği, yeni yerler keşfetme, farklı yaşayışları deneme, farklı yerleri görme isteği, 2.nci Dünya Savaşından sonra oluşan TURİZM OLGUSU bu günkü gelişmişlik şartları içinde yeniden çok daha güçlü şekilde yeniden canlanacaktır.
Bizim de ülke olarak bunları görerek Dünya Turizmindeki hak etmemiz gereken yeri alabilmemiz için yeniden yapılanmamız, hazırlıklarımızı uluslararası kabul edilebilir hizmet niteliklerine, sağlık niteliklerine, güvenlik, hukuk, adalet niteliklerine göre yapmamız gerekir.

TURİZM; Hem çevrenin korunmasına katkı sağlar, hem de turizmin kendisi çevreyi kirletebilir. Yani iki yönü var. Hazırlıklarda ve yapılanmada dikkate alınmalıdır.

TURİZM ; Birçok etkeni içeren, çok sayıda insanla ilişkiyi ve işbirliği gerektiren bir çalışma alanıdır.

TURİZM ; Bir dalga yayılımıdır. (Polirizasyon)
Gelişmesi, örgütlenme ve müşterek çalışmadır. Yani otelinden, seyahat acentesine, ulaşım hizmetlerine, yurt dışında satan tur operatörüne kadar.. ULAŞIM – YATIRIM – İŞLETME – PAZARLAMA dört ayaklıdır.

TURİZM ; Dünyada en hızlı gelişen sektördür. Dünyadaki gelişmelerden Turizm hareketi soyutlanamaz. Teknolojik gelişmelere ayak uydurmak durumundadır.

TURİZM ; Zeki bir sektördür. Kafası çalışan, çabuk karar verebilen insanların yönettiği bir sektördür.

TURİZM ; Apolitik bir sektördür. Her dildeki, her dindeki insana hizmet eder. Gerek siyasi idari tarzda ve gerekse değişik inançtaki insanlara hizmetinde liberal hareket eder.

TURİZMDE ; Alt yapının çok iyi hazırlanması gerekir. Bu sadece inşaat proje, pazarlama, ulaşım açısından değil, insanın insani yapısı, inanç yapısı, yetiştiği çevre yapısı ile de ilgilidir.

İşin ilginç olanı, Türk insanının insani yapısı da çok handikaplı. Dr.Tuncay Akoğlu yaptığı araştırmayı kitabında anlatır. ‘’ Türk insanının, halkının ciddi konuksever oluşu, aslında turizmden para kazanmayı ciddi ölçüde caydırıcı bir unsur olarak ortaya çıktı.’’
Çünkü; evine gelen insandan para almamak! Gelen misafiri yedirip içirip göndermek alışkanlığında olan bir insan; ( hayır sen bunlardan para alacaksın, hem yattığı yer için, hem yedirdiğin için) diye anlatmak, özellikle geniş bir tabana anlatmak zordu.

TURİZM GÖZÜYLE TÜRKİYE; Yeterince farkında olamadığımız bir kültür ve tarih ülkesi olmakla birlikte; yalnızca tarihten, coğrafyadan, mitolojiden, arkeolojiden, deniz-kum-güneşten, termomineral sulardan oluşmuyor.

Hizmeti sunanların; toplum hakkında bilgisi, hizmet niteliklerini, insan psikolojisini, folklorunu, yemek kültürünü bilmesi, piyasa mekanizmalarına sahip olması, insanlara hitap edebilme yeteneği, eğitim ve geçmiş tecrübe ve birikimlere sahip olması, hatta gelecek ülke insanlarının genel kültürleri yemek alışkanlıkları hakkında bilgisi gerekir.

İnsan, eğitilmesi gereken tek yaratıktır. Hatta Alman Filozof İmmanuel KANT’A göre eğitim ; “ toplumun şimdiki aşaması için değil, o toplumun daha iyi geleceği için olmalıdır.’’

TURİZMDE BAŞARI İÇİN;

İşini iyi yapmak, her görevli kendi enstrümanını en iyi şekilde çalabilmeli, birliktelikte detone sesler olmamalı. Bütün sahip olduğumuz bilginin, tecrübe ile başladığına şüphe yoktur. İşbaşı öncesi ve işbaşı esnasında iyi eğitilmiş, iyi disipline edilmiş personel çok önemlidir.

İşini sevmeli, işinde hata dahi yapsa bir dahaki sefere hata yapmamaya çalışır. Kendisi ile rekabet halindedir.

Öğrenmeye açık olmalı ve olabildiğince iyi algılamalı. Eğer dünyayı anlama, işini algılama konusunda fikri varsa hem kendisine hem işine katkısı olur.

Müdebbir bir tüccar gibi davranmalı. Yani evvelden düşünüp işleri ona göre ayarlamak.
Bir işletme kurup veya bir seyahat acentesi açıp; masanın arkasına geçip ‘’ Eee..Hadi gelsin bakalım turistler, müşteriler ! ‘’ diye beklemenin hiç bir yararı yoktur. Gitmeniz lazım, uğraşmanız lazım, o tanışıklığı oluşturmanız lazım. Bunlar çok uzun emek ister. Burada; Kalite ortaya çıkmaktadır.

TURİZMDE KALİTE;

Her işte olduğu gibi, Turizmde de “ Kalite kullanıma uygunluktur. ‘’-Dr.JM.Juran)

Kalite “ İhtiyaçlara uygunluktur’’ –(P.B.Crosby)

Kalite; bir ürünün ifade edilen veya beklenen ihtiyaçları karşılama kabiliyetini oluşturan özelliklerdir. (TS 9005-150-8402)

Kalite bir hayat felsefesidir.

Kalite bir yaşam tarzıdır.

Kalite; her şeyden önce bir SAYGI ve NEZAKET işidir. Bu saygı üç seviyede gerçekleşir.

  • Kurum dışında vatandaşlara saygı
  • Kurum için de, herkesin geliştirme ve iyileştirme faaliyetlerine yaptığı katkıya saygı
  • Çalışma grupları içinde, iş görenlerin yararlı faaliyetlerine saygı. Takım çalışması sinerjiyi ortaya çıkarır
  • TOPLUMU ETKİLEYECEK KALİTELİ VE KESİNTİSİZ SONUÇ ALABİLMEMİZ İÇİN :

Liderlik kalitesi

İnsan kalitesi

Süreç kalitesi

İletişim kalitesi

Hedeflerin kalitesi

Sistem kalitesi

TURİZMCİ GÖZÜ; ile bakıldığında; KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NIN ; kaç tane bakanlığımız varsa, yarısından fazlasıyla doğrudan ilişkisi vardır. Önceleri Turizm Bankası, Turban, Turem gibi kuruluşları varken yaptırım gücü vardı. Bunlar kaldırıldığı için bugün için o dönemdeki yaptırım gücü de yok maalesef. ( Ulaştırma, Sağlık,Şehircilik, İletişim, Dış İşleri, Spor, İç İşleri, Milli Eğitim, Gümrük ve Tekel vb.)

TURİZMCİ GÖZÜ ile doğru ve çabuk kararlar alabilmek için, ilgili bakanlıkların da temsil edildiği, Devlet adamı gibi düşünen bir TURİZM ÜST KOMİSYONU KURULMALIDIR. Bu komisyon ülkemizdeki kültür turizmi, inanç turizmi, şehir turizmi, ve esenlik turizmi , buna bağlı geriatri turizmi, kış turizmi, kıyı-deniz turizmi, kongre turizmi, kamping turizmi, botanik ve tabiat parkları turizmi, av turizmi, agro turizmi, trekking, sosyal kültürel etkinlikler turizmi ve diğer alternatif turizmi konularında çeşitlendirerek ve belli projeler hazırlayarak, hazır olan işletmelerin eksikliklerini gidererek hepsini uluslararası kabul edilebilir nitelikte hizmet verebilir hale getirebilmelidir .,

Her bölge kendi sahip olduğu özellikleri öne çıkararak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile müşterek çalışarak bu çalışmaları yapabilir. Bu çalışmalar üst komisyona sunulur.

TURİZM ; APOLİTİK bir hizmet sektörüdür. Uluslararası hizmet standartlarında her dine, her milliyete ayırım gözetmeksizin görevini yapan sektördür. Ülkemizde maalesef iç politika malzemesi yapılıp, devlet idare etme erkine sahip olan iktidar turizmi iktidarının politik görüşüne göre yönlendirme yapmaya çalışmaktadır. Bu, ülkemizde turizmin başladığı 1960 lı yılların başından beri değişmemiştir. Bundan hizmet sektörü zarar görmekte, hizmet doğrudan insana olduğu için liyakate değer verilmeyip sadakate önem verildiğinde veya ehil olmayana hak etmediği sorumluluklar verildiğinde zarar gören yine turizm dünyamızdır. Yapılaşma da turizm kriterleri gözetilmeden yapılaşma olduğunda yine zarar gören Turizm Merkezlerimizdir.Turizm iç dinamiğe göre hizmet sunan alan değil uluslar arası anlayışa göre hizmet vermeye çalışan bir alandır.

TURİZMCİ GÖZÜ ; Türkiye’de Turizm bilgesi öncülerinden Sn.Kerman Beriker, Yunus Aslan ile sohbetinde; Yunus hocam,’’ Türkiye’de Turizm yok. Oteller yapılıyor, hepsi bu. Yan kuruluşlarda bir hamle yok, sadece bina turizmi var.’’ diyor, haklı da çıkıyor.

TURİZMDE ; Bir ülkeyi, bir bölgeyi veya bir şehrin ilgili halkını, her imkanla eğitmeye çalışmazsanız hiçbir işe yaramaz. Çıkarları örtüştürüp ve çıkarların örtüşmesi gerektiği kavramını, kavramı konusunda insanları eğitmeye başlarsanız; her düzeye, aklınıza gelebilecek her düzeyde, vatandaş düzeyinde, esnaf düzeyinde, üniversite düzeyinde… O zaman bunlara paralel düzenlemeler ortaya çıkacaktır.
Şimdi dışarıdan bakıp, ‘’ Ben bu düzenlemeyi böyle yapayım’’ diye en iyisini yapsanız buna uyacak adam bulamazsınız.

Farklı bir toplumsal bilinçle, farklı bir toplumsal yapılaşmayla bir tercih yaparsanız ve bunu örgütlemeye başlarsanız ve her platformla uğraşırsanız başarırsınız. O kadar da zor bir şey değildir. Sonucunda iyileşmeler gelir, sonucu görüldükçe inandırıcı olmaya başlar. O zaman daha önemli bir uyum, ahenk yakalanabilir.

TURİZMDE ÖRNEK ; Türkiye için Hilton’la başlar, daha sonra Havai’yi de keşfeden Dünya çapında Amerikalı turizm uzmanı Mr. Eagen’nin belirttiği yerlerde ve yine Amerika Yardım Teşkilatı desteği ile, o dönemde Amerika’da yaşayan müh. Enver Muratoğlu’na Türkiye’de 1962 de kurdurulan(TURİZM SANAYİİ A.Ş) TUSAN OTELLERİ zinciridir.

İSTANBUL HİLTON 1955 yılında açılınca, onu 19 yaşındaki Musevi Asıllı TC vatandaşı yabancı dil de bildiği için Jak Kasar gezdiriyor.(Anadol Turizm Seyahat Acentesi sahibi) İstanbul Hilton, dünyada ilk yurt dışında açtığı otel. O zaman Amerika’da 20 ye yakın oteli var.
‘’ HİLTON 1955 te açılınca Mr. Conrad HİLTON’A iki sual sordum kendi aklımca.’’ diyor, Jak Kasar.

Birinci sorum “Sayın Conrad, neden İstanbul ? ‘’ O da döndü bana dedi ki: ‘’ İSTANBULUN KORKUNÇ BİR CEVHERİ VAR, İstanbul Anadolu’nun merkezidir. Dolayısıyla İstanbul’da çok müspet düşüncelerimiz var’’

İkinci sorum şu olmuştu Conrad Hilton’a ‘’ Bu otel vakıfların parasıyla yapılmıştır. Bütün Sermayeyi vakıflar koydu. Siz bu otele hiçbir şey koymadan , bir isminizle % 50 ortak oldunuz.’’

Adam biraz düşündü ‘’ Bak evladım, Turizmde bir otelin yürümesi için üç şey şart. 1.Sermaye (ki vakıf koyuyor) 2. İşletme, 3.Tanıtım

Bunun, sonradan ne kadar önemli bir laf olduğunu misallerle gördüm.

Hilton’u Alman Müteaahit firma yapmış, SIEMENS elektrik ve santral yapısını kurmuş. Conrad Hilton çok hümanist bir insanmış. Kendisinin o zaman TV de kaydı olan bir söyleşide; ‘’Barışa katkı olsun diye, yani her milletten insan, bizim yaptığımız otellerin çatısı altında bir araya gelsin, konuşsunlar, anlaşsınlar ve barışa katkıda bulunsunlar amacıyla’’ bu otelleri yapmak isteğini ifade ediyor. Ayni söyleşide diyor ki; ‘’Biz

Türkiye’ye gittiğimizde, keşif için gittiğimizde kendisine kahve ikram ediliyor, deniyor ki – BİR FİNCAN KAHVENİN 40 YILLIK HATIRI VARDIR-‘’

O, bir fincan kahve sizi 40 yıllık dostluğa mahkum eder gibi algılamış HATIRI VARDIRI, Bir öyle yorumlamış. Söyleşide hatırında 30 yıl olarak kalmış. Diyor ki ‘’ 30 yıllık bir dostluğa mahkum ediyor sizi. Ben de isterim
ki, otellerimizin içinde bu kahveler içilsin ve insanlar dostluğa mahkum olsunlar. Bu gün HİLTON’UN 4000’in üzerinde oteli var.

Bir ÖZBEK ATASÖZÜ ‘’ Bir kişi köprü yapar bin kişi geçer “
Emekli Sandığı Vakfının kurup, Emek İnşaat İşletme isimli şirketiyle işlettiği; Büyük Tarabya Oteli, İstanbul Maçka Oteli, Büyük Ankara Oteli, Ankara Stad Oteli, Ankara Marmara Oteli, Bursa Çelik Palas Oteli şimdi neredeler? Turban Otelleri, Tusan Otelleri, Bir kısmı kapandı bir kısmı el değiştirdi.
Tusan Otel zinciri ise Enver Muratoğlu, turizmin istikrarsız bir döneme girmesi ve yaşlanma nedeniyle işletmeyi bırakınca; Sadece Kuşadası Tusan o dönemde otel müdürü olan Ankara Otelcilik Okulu mezunu Şinasi Hurda tarafından satın alınmış büyüyerek hizmetine devam etmektedir. Diğerleri faal değildir.

TURİZMİ bir bütün olarak değerlendirdiğimizde;
A.YATIRIM, B.İşletme, C. Ulaşım, D.Pazarlama safhaları ön plandadır.
YATIRIM : Otel yatırımcıları farklıdır, inşaat sektöründen oldukları için yatırımlarını sermaye ile yaparlar. Dikkat edilecek husus; bu günkü şartlarda yatırım yapan bir otelci, yatırımını 15 -16 senede amorti edebiliyor. Oysa kullanabildikleri kredi 5-6 yıllık. Zamanında ödenemeyen kredi de ayrıca artı yükler getiriyor ve yatırımcılar sıkışıyor.
TURİZM SEKTÖRÜ ÇOK HASSAS, ÜLKEDE OLUŞACAK OLUMSUZLUKARDAN ETKİLENEN BİR SEKTÖRDÜR
Yatırımı yapmış olanların bu günkü dünyayı saran olumsuzluk nedeniyle, kurulacak TURİZM ÜST KOMİSYONU ile bir araya gelerek DEVLET ÖNDERLİĞİ ile mutlaka işin durumuna göre A PLANI, B PLANI, C PLANI, D PLANI uygulamaları yapılabilmelidir.
Ayrıca bu yatırımlar, uluslar arası olması gereken standartlara getirilmeli, eksiklikler devlet desteği ile giderilmelidir.
İşletmelerin bulunduğu mahallerde eksik alt yapılar ve çevre düzenlemesi, peyzaj mimarlığı düzenlenmesi, ticari alanların kontrol ve düzenlenmesi, gerekiyorsa çevre halkını eğitimi yapılabilmelidir.
Yeni yapılacak yatırımlarda muhakkak önce alt yapı bitirilmeli, peyzaj mimarlığı gibi konuları da dikkate alıp planlı çevre, güvenli alışveriş gibi yatırımın yatırım aşamasında her türlü kontrolü yapılarak bitirilmesi ve işletmeye açılması sağlanmalıdır.
B. İŞLETME : Dikkat çekmek istediğim ayrı bir nokta da, yatırım yapan kişinin oteli bittiğinde OTELİ KİMLERE TESLİM EDECEĞİ..
Bu hususa gereken önem verilmemektedir. İşletme sahibi genellikle akrabası güvenebileceği fakat tecrübesi olmayan birini iş başına getirmekte veya yani işi kendi üstlenmektedir. Bu nedenle de kurumlaşamamaktadır.
Ülkemize Turizmin oluşmasını sağlayan HİLTON, yıllardır kurduğu sistemi gelişen teknolojiye de adapte ederek dünyada örnek niteliğindedir.
Otel bittiğinde; oteli hangi deneyim ve birikime sahip kime kimlere teslim edeceği çok önemlidir. Yatırımcılar iyi mimarlarla, iyi mühendislerle çalışır, çok iyi nitelikte lüks özelliklere sahip otel inşa edebilirler. Yatırım bitmiştir. Yatırımının yıllar sürecek işletme safhası başlamıştır. İşin en önemli kısmı budur. Güney Akdeniz bandında işletme konusu yeterince yerine getirilemediğinden bir çoğu yabancı zincir işletmeleri işletici olmuş, yatırımcılarımız bir araya gelip zincir haline gelememiştir. Şu anda, Türkiye’deki yabancı işletmelerde yetişmiş yeteri deneyimi ve birikimi olan uzmanlaşmış insanımız vardır, istifade edilebilir.

İşletmeler günümüzün gelişmiş şartlarına göre yapılanmalıdır. Bu günkü teknolojiye göre bir işletmenin sinir sistemi, insanlarınki gibi çalışır.
Müşteriler, ürünler, hizmetler, gelirler, masraflar, rakipler, çalışanlar, pazarlama, sevkiyat vb. gibi. İşletme her alanda iş prensiplerini prosedürlerini koordine etmeli, koordinasyona, özellikle bölümler arası çalışmalarda daha çok özen gösterilmelidir.
En büyük yatak arzına sahip olan Güney Antalya Turizm Bandımız kendi aralarına bir araya gelerek, her biri özerk olarak fakat dışarıya karşı ZİNCİR OTEL olarak birleşmelidir. Bu sayede kar odaklı fiyat uygulaması, belli ölçülerde hizmet standardı, eğitimli personel uygulaması, dolu boş dönemlerde birbirlerinden geçici ekstra personel transferi, teknoloji ve iletişim birlikteliği, animasyon ve eğlence programlarını ortaklaşa kullanma gibi faydalar sağlanır. Bu sayede gelirler arttığı gibi, gider maliyetlerde de önemli düşüşler sağlanır.
Bunlara ek olarak Yatırımcının kendi güvenliği, işletmesinin güvenliği, iş gören güvenliği, müşteri- tüketici güvenliği sağlanmalıdır. Bu araştırılarak uygun yöntem hayata geçirilir. Böyle bir uygulama da olağan üstü haller, salgın hastalık, deprem yangın gibi hallerde hiçbir tarafı mağdur duruma düşürmez.
Güney Antalya bandında yine işletmeler birlikte karar vererek her şey dahil uygulamasından vaz geçmeli, kişiye özel hizmet yapılabilmelidir. Herkes kendini böyle bir tatilde özel hissetmek ister ve hizmet üst kalite olmalıdır. Lüks standarttaki bir otelde üçüncü sınıf hizmet yapılmamalı, hizmet standardı yükseltilmelidir. Bu husus pazarlamada bilhassa belirtilmelidir. Buna çevre kültür hazineleri tanımı da eklenirse rakip ülkelerin deniz turizmine göre artı puan yazar.

Bölgedeki animasyonlarda CLUB MED İn başlattığı sistemden vaz geçilmeli, iyi hazırlanarak kendi öz müziğimizi ( çeşitleri ile), çok zengin olan her bölgenin folklorunu hakiki özellikleriyle hazırlayıp görsel olarak sunumu yapılmalıdır. Kendi sahip olduğumuz zenginliklerin farkında olmalıyız.

Kendi kültürel, tarihi zenginliğimizin farkında olmalı ve turizm ürünü olarak ülkemize gelir katkısını sağlamalıyız.
Mümkünse gelen her misafirin işletmede kaldığı sürece sigortası yapılmalı bu sayede misafir kendini evinde ve güvende hisseder.

Bir şirketin IQ’ su ( Zeka Katsayısı ) bilgi ve teknolojisinin bilgiye bağlanma bilgiyi paylaşma ve bilgiyi yapılandırma derecesine bağlıdır.

TURİZMCİ GÖZÜ ile bakıldığında, insanlar üç şeyden vaz geçemez.

Yemek Yemek, 2. Gezmek, 3. Giyinmek
Düşünüldüğünde insan için en önemlisi ise: İNSANIN KENDİ SAĞLIĞIDIR
Sağlık olmayınca vazgeçilemeyen üç şeyin de önemi yoktur.

YEMEK olarak düşündüğümüzde; Ülkemiz; Akdeniz Mutfağı, Orta Asya Mutfağı, Pers Mutfağı, Arap Mutfağı, Balkan Mutfağı, Orta Anadolu Mutfağı, Ege Mutfağı, Kafkas Mutfağı, Karadeniz mutfağı özelliklerini taşıyan özellikleriyle OSMANLI bunları rafine etmiş ve ortaya TÜRKİYE MUTFAĞI daha doğrusu ANATOLIA / ANADOLU MUTFAĞI çıkmıştır. O nedenle yemeklerimiz çok çeşitli ve lezzetlidir.

Turizm hareketinde ilk açılan uluslararası standartlardaki otellerin idarecileri de yabancı olduğu için onların getirdiği ilk şefler de yabancı idi. Onlar da Türkiye mutfağını tanımıyorlardı, onların yaptığı ilk başlangıç nedeniyle Türkiye mutfağı, dünyadaki hak ettiği yeri alamamıştır.

Çok detaylı bir çalışma ile TÜRKİYE MUTFAĞINI / ANADOLU –ANATOLIA mutfağını derleyip toparlatıp araştırıp denemelerini de yapıp, gramajlarını da tespit edip hazırlanan menüler bilgisayar ile kayıt altına alınmalıdır.

Bu sayede hem mutfağımız, lezzetlerimiz açığa çıkar, turizm ürünü olarak sunulmuş olur, yiyecek standardı sağlanır, hem de israfın önüne geçilerek maliyet kontrolü sağlanmış olur.

GEZME olarak düşündüğümüzde Anadolu toprakları Asya-Avrupa ve Afrika ortasında kum saatinin kumun aktığı ince beli misali, M.Ö 12000 yıl öncesine dayanan tarihi dokuya sahiptir. 14000 yıldır Avrupa/Asya/Orta Doğu arasında bir köprü vazifesi gören yurdumuz eşi bulunmaz kültür hazinesidir. Yeryüzünde dünyada hiçbir ülkede bu kadar çeşitli medeniyet izlerine rastlanan ayrı bir ülke yoktur. Yeter ki bizler değerlerimizin farkına vararak bu güzel yerleri turizm ürünü haline getirip hizmete sunabilelim. Hatta ülkemizde yapılan büyük arkeolojik kazıların çoğunluğu yabancı arkeologlar tarafından yapılmaktadır. Bu eserlerin araştırılmaları ve dünya mirası olarak kabul edilmeleri için fon ayrılmalı ve kendi arkeologlarımız bu çalışmaları yürütebilmelidir. Bu eserler ve diğer yapılı ayakta olan eserler TURİZM ÜRÜNÜ olarak programlara alınmalıdır.
Güney Marmara Bölgesi için bakacak olursak

Farkındalık olması bakımından bahis ile; Almanya Bergama Antik şehirdeki ZEUS SUNAĞINI bir kısmını müsaadeli, bir kısmını kaçak olarak Berlin’e götürmüş montaj ederek turizm ürünü olarak hizmete sunmuş, yıllık ziyaretçi sayısı 1,5 milyon ile 2 milyon arasındadır. Oysaki Antik Şehri PERGAMON; Parşömeni bulmuş,(yazı için çok önemli) M.Ö 4. Y.Y. Sağlık Merkezi olmuş, Roma’nın Asya Bölgesi başkenti olmuş, Antalya’yı kurdurmuş,

Hiarapolis’i, hem sağlık merkezi hem dini merkez yapmış, oysa BERGAMA – PERGAMON şehri bugün kaderine terk edilmiş, yıllık ziyaretçi sayısı 15000 – 20000 arasıdır.

Turizm ürünü olarak Çanakkale / İda Bergama Kültür rotası Turizmi başlatılmalıdır. – buna ilave her yıl İda’da AFRODİT DÜNYA GÜZELLİK YARIŞMASI yapılabilir. Dünya çapında ses getirir.

Çanakkale İliada Destaındaki bilinirliğine ilave Çanakkale açık hava savaş alanı ve Çanakkale Müzesi de turizm de hak ettiği yeri alır.

Çanakkale Kruvaziyer turizmine açılmalıdır. Gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

PERGAMON – BERGAMA antik çağdaki önemine kazandırılmalı ve UNESCO tarafından korunma altına alınması sağlanmalıdır.

Gönen Denizkent ve Dağ Ilıcası ilavesi ile Türkiye’de örnek SAĞLIK VE ESENLİK MERKEZİ – TERMAL SAĞLIK ŞEHRİ haile getirilebilir.

Gönen Çayının denize ulaştığı alanda oluşmuş küçük göletlere ileve göletler meydana getirerek ve ağaçlandırarak proje ile orada KUŞ CENNETİ alanı yaratılır.

Denizkent’e oluşturulacak Kaplıca kür merkezi ile Talassoterapi
uygulamaları da yapılabilir, aynı talassoterapi uygulamaları Edremit
körfezindeki Deniz kenarındaki kaplıcalar için de geçerlidir.

Bölgede açık ve kapalı olarak ENDEMİK BİTKİLER MÜZESİ kurulabilir.

Antik dönem kültür alanları; Çanakkale, Assos, IDA, Daskilion, Ayvalık, vb. gibi belirlenecek alanlar, tabiat kültür alanları Turizm görsel ürünü haline getirilebilir.

Doğa yürüyüş noktaları belirlenip profesyonel ve güvenlikli yürüyüş alanları tespit edip ve hazırlayıp turizme kazandırılır.

GENEL OLARAK BAKTIĞIMIZDA ;

Selçuklu Kervansarayları Dev reye girebilir.

Hristiyanlığın ilk yayılışında Anadolu’da bulunan ilk yedi kilise İNANÇ TURİZMİ olarak lafta kalmaz devreye girer.

Kapadokya’ya ilave olarak KOZAKLI 7000 civarı yatağıyla SAĞLIK VE ESENLİK TURİZMİ olarak devreye girer. Ayrıca Kayseri’ye bağlı İNCESU’DA bulunan Kervansaray Turizm niteliğinde hazırlanarak Kapadokya’ya kış turizmi için gelenlere toplanma yeri yapılır. Oradan Erciyas eteğine yapılacak çok uzun olmayan raylı sistem veya asfalt yol ile Erciyas eteğine ulaşılır. Oradan yapılacak Havai hat ile KAYAK BÖLGESİNE ulaşılır. Erciyas’ın karı tıkız, pistleri uzun ve tatlı meyillidir. Bunlar yapılırsa Kapodokya’dan Erciyas kayak alanına ulaşmak ancak 1.5 saat sürür. Misafirler yine akşam oteline döner. Binlerce yatak kış turizmine de açılmış olur.

Türkiye’nin DOĞA HARİKALARI programlanarak doğa sevenler için turizme açılabilir.

Mesela şimdiye kadar ülkemizde yapmış olduğumuz turizm çeşidine ilave olarak ;

TÜRKİYE , SAĞLIK VE ESENLİK TURİZMİNDE VAZGEÇİLMEZ BÖLGE OLABİLİR Mİ?

Anadolu topraklarında yaklaşık 2400 öncesinden SAĞLIK VE TEDAVİ ve DİNSEL İNANÇ bilinciyle var olan SAĞLIK TURİZMİ henüz başlamamış.
Termal ve Kaplıca isimli oteller, devre mülkler var. Fakat hepsi suyu aksesuar banyo tarzı olarak kullanıyor. Tıbbi anlamda kullanım, birkaç otelin dışında henüz başlamamış. Bu işletmeler de SAĞLIK BAKANLIĞI kriterleri ve AVRUPA BİRLİĞİ STANDARTLARINA göre tamamlamalar yapıldığında SAĞLIK KAPSAMINDA DA HİZMET VERECEKLERDİR. Böyle olduğunda Kültür ve Turizm Bakanlığınca Turizm hizmeti veren oteller, Sağlık Bakanlığı Sağlık kriterlerine göre de kendilerini tamamladıklarında, KÜR MERKEZLERİ yapıldığında, sağlık personeli uzmanlar nezaretinde SAĞLIK HİZMETİ de verebileceklerdir. Böyle bir sonuç alındığında 20 binleri bulan bir kapasite Sağlık hizmetine de girecektir. Böyle olduğunda HES sistemi ile KAPLICA, FİZİK TEDAVİ ve REHABİLİTASYON ve bunları tamamlayıcısı alanlarda RANDEVU sistemi devreye girdiğinde Devlete destek büyük bir arz da devreye girmiş olacaktır. Diğer Devletlerle Sosyal Sigorta kapsamında anlaşmalar yapılı olduğunda
Bu oluşum ULUSLARARASI Sağlık Turizmini de harekete geçirecek, güvenilir ülke konumuna getirecek Dış ülkelerden de talep olacaktır. Kesintisiz sürdürülebilir bir turizm dalı da devreye girecektir. Yurt dışında yerleşik TÜRK vatandaşlarımızdan da sosyal ödeme güvence kapsamında büyük potansiyel yaratılır.
Termal Sağlık Turizmi konusunda gelişmiş Avrupa ülkelerinden 100 yıl kadar geriyiz. Ki Anadolu, Antik Çağda önde gelen bir ülkeydi.
Başlangıç olarak, kurulu olan oteller ve kurulacak merkezler; çevre düzenlemesi, ortak kullanımlı kür merkezleri ve otellerde düzeltilmesi gereken eksiklikler giderilerek SAĞLIK VE ESENLİK TURİZMİ olarak uluslararası düzeyde turizm hizmetine sokulabilir.
Acaba Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı birlikteliği ile veya kurulacak ÜST KOMİSYON ile projeler hazırlanıp, projelere destekler sağlayarak bunula ilgili teşvikler ve cazip hususlar geliştirerek YATIRIMCI – İŞLETMECİ- PAZARLAMACI – ULAŞIM sektörlerini bir araya getirip gerçekleşmesi sağlanabilir mi ? Bu birliktelik çalışması Sağlık ve Esenlik Turizmi dışındaki turizm alanları için de uygulanabilir.

Giyinme konusuna gelince; Tekstilde ve moda da Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biriyiz. Kendimize has giyim tarzlarını ve elişlerini bu günkü modern anlayış içinde dünyaya turizm ürünü ; sunabilmeliyiz.

MİSAL OLARAK GÜNEY MARMARA BÖLGESİNİ örnek alacak olursak 2020 yılı için Balıkesir Bölgesi Avrupa Seçkin Destinasyon Merkezi seçilmiştir. Turizm açısından bu çok önemlidir.

TURİZMDE FIRSAT DEĞERLENDİRMESİ ;2020 yılı Avrupa Seçkin Destinasyon Değerlendirmesi kararına göre ; BALIKESİR SAĞLIK VE ESENLİK TURİZMİ MERKEZİ seçilmiştir. Bu yetki Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne verilmiştir. 17.08.2020 tarihinde Balıkesir Kültür ve Turizm Müdürü Sn. Mustafa Çaltı ile görüşmemde; bu yetkinin BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE devredildiğini bildirmiştir.
Şimdi BALIKESİR TURİZMİ ALAN BAŞKANLIĞI olsun istenmektedir. Çünkü Balıkesir’de 18 ayrı yerde Termomineral su olduğu, ilan edilmiş termal alanlar olduğunu belirterek böyle bir geçişte daha verimli olacağını ifade etmiştir. Projeler oluşturulduğunda Avrupa Birliği Fonlarından da istifade etmek mümkündür. Çalışmalar yapılması gerekir.
Çanakkale köprüsü bittiğinde, yol ve ulaşım araçları gelişmesi sayesinde muazzam bir Pazar kitlesi oluşabilir, şimdiden hazırlıklı olunması, bu nedenle DENİZKENT bölgesinin de sisteme dahil edilmesi önem kazanmaktadır.
Gönen’imizin Antik Çağdan itibaren Kaplıcalar konusunda ASEPSUS adıyla anılan bir geçmişi var. ASE-PSI beyaz ırkın atası halklarından Adığe dilinde ŞİFA SUYU, SAĞLIK SUYU anlamındadır.
Yeni İstanbul Hava Limanından da köprü vasıtasıyla ulaşım çok kısalacaktır.
O nedenle GÖNEN, yukarıda da bahsedildiği üzere; Sağlık ve Esenlik Turizmi Destinasyon Noktası olmalıdır.
Bu hem iç Pazar, hem de dış Pazar için geçerlidir. Gönen’in iç pazarda oldukça eski ve sürdürülebilir,kesintisiz, 50 yılı bulan geniş tanınır ismi vardır. Kendi iç pazarına dayanmayan hiçbir sistem uzun süre ayakta kalamaz. Dış pazarda başarılı olabilmek için Avrupa Birliği veya diğer gelişmiş ülke Sağlık, Termal ve otelcilik hizmetleri ,konusunda da kabul edilebilir hizmet standartlarında hizmet sunması gerekir.
Çanakkale Hava alanı da uluslar arası hava trafiğine açıldığına göre incoming turizm yapma olasılığı da vardır. Trakya, Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkelerle de ulaşım birkaç saate inecektir.
Edremit Körfezi, hem denizi, hem Kaplıcaları, uygulanabilecek talassoterapi uygulamaları, hem iklimi, hem İDA dağı varlığıyla, Çanakkale, Dünyada en çok bilinen İLİADA Destanıyla, AİNEİS destanıyla, diğer tarihi geçit noktası olması dolayısıyla, Dünyanın en büyük Çanakkale Savaşı alanı açık hava müzesiyle önemli turizm merkezidir. Ayrıca İstanbul’a giden kruvaziyer turizmi ile ilgili gemilerin hepsi Çanakkale Boğazından geçmektedir. Gerekli hazırlıklar ve tanıtımlar yapılarak Çanakkale Kruvaziyer turizmine da açmak mümkündür.

TURİZM ; insan sevgisidir, İnsanların kardeşliğidir

TURİST; İstikrar ister. İstikrarsız bir ülkede yeterli düzeyde turizm olmasına imkân olmaz. Çünkü Turist niye gider o ülkeye ? Dinlenmek için, sağlığını güçlendirmek için, eğlenmek için, değişik yerleri görmek için. Seyahat etmek; dünyayı yeni bir bakış açısıyla görmemizi ve beynimizin daha iyi çalışmasını sağlar. Vur kır olanı olan, huzursuz olan bir ülkeye turist gelmekten çekinir.

TURİZMDE; Yaşamımıza mutluluk katacak ve bu dünyaya fayda sağladığımızı hissettirecek eylem büyük önem taşır.

TURİZMDE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ ODAKLI turizm yapıldığında başarıya ulaşılır.

Yaşlı Turizmine ehemmiyet vermek için, bir kere her şeyin düzgün olması lazım. Sağlık Turizminin; Turist Sağlığı diye bir bölümü var. Hem Uluslararası, hem de Avrupa Birliği bünyesinde kıstasları belirlenmiştir. Yapılanma bu kriterler dikkate alınarak yapılmalıdır. Yapılacak çalışmalar ve yatırımlar toplumun şimdiki aşamasına ilave, o toplumun daha iyi geleceği, eğitimi, gelişmesi için yapılmalıdır.

Esas konu olan; Sağlıkla ilgili, Termal Sağlıkla ilgili dışarıdan Türkiye’ye hasta transferi. Daha doğrusu bir takım tedavilerin tatille kombine edilebilmesi. Şöyle bir bakıldığında; insanların yaş ortalaması uzuyor, yaşam tarzları, yaşam kaliteleri yükseliyor, sağlık tanıları konusunda her yıl ilerleme kaydediliyor, haliyle insanların beklentileri de artıyor.
Bu nedenle bilhassa Gönen, bu emsaldeki diğer merkezler sahip olduğu değerlerden istifade ile ;
Kendini ‘’ SAĞLIK VE ESENLİK DESTİNASYON MERKEZİ ‘’ olarak tanıtması gerekir.

Suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin tespit edilmesi, İstanbul Üniversitesi Hidroklimatoloji Enstitüsü ile irtibatlanıp değişik zamanlarda tahliller yaptırılıp suyun tıbbi özelliklerinin açığa çıkarılması ve bunun insan sağlığına tıbbi faydalarının belirlenmesi.

Belirlenen tıbbi faydaların uluslararası camiada da kabul edilebilirliği için İSVİÇRE’DE tasdiki
USHAŞ ile irtibatlanıp , SAĞLIK TURİZMİ GELİŞTİRME KONSEYİ – Global Healthcare Travel ‘’DHTC’’ ve‘’THTC’’ DÜNYA SAĞLIK TURİZMİ KONSEYİ BAŞKANLIĞI ( 55 ülke birlikteliği olan ) ile görüşülerek ; ayrıca konuyla ilgisi olan Seyahat Acenteleri ile görüşülerek, Gönen’e ve diğer Kaplıca tesislerine uygun seçenekler, değişik fikir ve düşünceler değerlendirilir, belirlenen hedeflere göre TAKIM ÇALIŞMALARI yapılabilir. Gerekirse, seçilecek ülkelerde satış ve pazarlama teşkilatı kurulabilir.
Burada süreli konaklayacak misafirlere; Asklepion mantığı içinde, kişilerin muayene ve tanıları yapılarak, ister ruhsal ister fiziksel olsun SAĞLIKLI YAŞAM konusunda bilgileri artırılır, uygulamaları yapılır. Mineral ve Termomineral suların gücünü iyi anlamalı ve anlatmalıyız.
Doğru ve bilimsel olarak hekim önerisiyle kullandığımızda; vücuttaki deri sistemi, hareket sistemi, dolaşım, solunum, sindirim, boşaltım, üreme, (salgı bezleri), sinir sistemi üzerinde olumlu etkiler yaptığı, yarattığı, bilimsel olarak bilinmektedir. Asklepionlarda bu sular yaklaşık 2400 yıl önce tıbben de kullanılmıştır.
Amaç, bu günkü gelişmişlik düzeyi ile mineral vasıflı bu suların TERMAL SAĞLIK TURİZMİ olarak, insanlığın hizmetine turizm ürünü olarak sunulmasıdır.
İnsan bedenini oluşturan elementlerin; Oksijen, Karbon, Hidrojen, Nitrojen, Kalsiyum, Fosfor, Potasyum, Sülfür, Sodyum, Magnezyum, Klor, Demir ve İyot bileşenleridir.

OKSİJEN : Hücre ve solunum için gereklidir. Ayni zamanda suyun bileşenidir. Oksijen bizim yakıtımızdır.

KARBON : Organik maddelerin ana maddesidir.

NİTROJEN : Bütün proteinlerin, nükleik asitlerin bileşenidir.

KALSİYUM : Kemik ve dişlerin yapısal bileşenidir. Kas kasılması, kan pıhtılaşmasında önemli rol oynar.

FOSFOR : Nükleik asit bileşeni, kemik yapı taşlarından, enerji transferi yapar

POTASYUM : Hücre temel pozitif iyonu. Sinir vr kas işlevinde rol oynar

SÜLFÜR : Çoğu proteinlerin bileşenidir.
İnsan kromozonlarını oluşturan DNA milyonlarca nükleotten oluşur. En yaygın nükleik asitler deoksiribonükleik asit ( DNA )ve ribonükleik asit (RNA) dır. Nükleik asitler yaşam için temel olan ve DNA yı ve RNA yı içeren biyolojik moleküllerdir.
Elimizdeki bu değerleri insanlığın hizmetine sunmaktan daha kıymet ifade eden ne olabilir.
Bu hizmet yarışında ENGELSİZ TURİZMİ de göz ardı etmemek gerekir.
ENGELSİZ TURİZM : Sağlık durumu ile sınırlandırılmaları olan kişilerin, kendilerini engelsiz hissettiren ortamlardan istifade etmek adına yaptıkları seyahatler ve konaklamalardır.

Termomineral suyun etkileri özellikleriyle balneoterapi ve hidroterapi tedavileri

(Elektroterapi, fizyoterapi

Mekanoterapi ve manuel terapi (Masajlar ve aletle yapılan)

Jimnoterapi (spor) Bedensel hareketler

Şifalı otlar, bitkisel banyolar

Teoterapi (inanç) Hayat felsefesi olarak düzenli bir iç dünyasına yaklaşım

Helioterapi (güneş) Havuzda güneşlenme ve çatıda güneşlenme terası olabilir.

Almanya Sağlık ve Esenlik Turizmini 65 çeşit hizmete yayarak işletme niteliğine göre hizmet sunmaktadır.

Burada sigara içme bölümü de ihtiyari de olsa yapılabilir.

Teatroterapi (tiyatro ve müzik)

İhtiyaç duyulacağı için Eczane bölümü ve acil durumlar için revir. (Revir, tedavi ünitelerininin saat 17.00 den sonra kapanışında ihtiyaç olabilir.)
Sağlık ve Esenlik Turizmi Destinasyonuna ilave olarak ;

İnsan Ruhunu besleyen şehir niteliği ile;

Kültür Turizmi Destinasyonu destekleyicisi olarak:

Dasskleion (Manyas Gölü kenarı- Ergili civarı, Perslerin Batı Satrabı/Eyalet Valisi)

Kuş Cenneti, Bandırma Müzesi

Erdek, , Zeytinli Ada, Kapıdağ turu,

TROIA, Çanakkale açık hava Çanakkale Savaşı alanı, Çanakkale Müzesi

Gönen Dilmaç At Harası, Dağ ılıcası, Gönen eski Devlet üretme çiftliği yeni meyvalık alan, Denizkent gezileri yapılabilir. Haftanın belli günlerine göre gezi günleri organizasyonu gerekir.
Gönen Çayı su hattının hem görsel hem arıtma anlamında düzenlenmesi;
Gönen Çayı düzenlemesi yapılabilir ise; ki muhakkak islahı gerekir. Çayın denize karıştığı su birikintisi göletleri islah edilerek, Manyas Kuş Cennetine ilave orada da kuş cenneti yaratılabilir. Çünkü Avrupa-Asya kuşların geçiş rotasında, mola yeri ve üreme yeri olabilir.

Mutfak Kültürü olarak;

Kişilerin uygun beslenmesini sağlayan gıda ilaç gibidir. Ağzımıza aldığımız her şey hormonlarımızla ilgilidir.
Türkiye Mutfağı anlamında; Anadolu mutfağı, Ege Mutfağı, Türkmen-Yörük, Manav Mutfağı, Anadolu ve Kafkas mutfağından özel seçimler yaparak değişik günlerde değişik sunumlar yapmak.
İşletme içinde; Alakart ( A la carte) mutfak,Tabldot (tabled’hote) mutfak, diyet mutfağı, yöresel tatlar mutfağı, balık evi, meyhane, tatlı evi-pastane, İçim evi (meyve suları-kefir-kımız-şövepsi/balsuyu- boza- baksıma/hayat suyu- ayran-çay ve kahve çeşitleri)
Sebze çeşitleri için seralar kurmak, et ihtiyacı için küçük ve büyük baş hayvan yetiştiriciliği, kanatlılar; (kaz-ördek-tavuk-hindi-keklik-sülün)
Ayrıca Otantik değerleri turizm ürünü haline getirmek gerekir. İnsanların etnik yapıları da (folklor oyunları, sosyal merasimleri, el sanatları vb. gibi) turizm ürünü haline getirilirse insanların ilgisini çeker.
Böyle sosyal yapılar oluşturulursa, insanların daha kolektif olması ortaya çıkar. Bu da başarıyı getirir.
Eğer başarabilirsek, turizm ürünü olarak hizmete sokabilirsek faydalı olur.
Çeşitlilik açısından çok zenginiz. Çeşitli endemik bitki ve hayvan türüne sahibiz.

Yerel yönetimler turizmle bütünleşmiş olursa, büyük atılımlar yapılabilir,

KENTE ÖZGÜ KİMLİK YARATILIR

TURİZM ŞEMSİYESİ ;- LİDERLİK : Kurumun gelişmesinde Temel görev üst yönetimin liderliğidir. Tüm, gerekli olan bu çalışmalar için eğer bir şemsiyen yok ise; Senin adına diğer ilgililere ulaşan, en üst düzeye kadar görüşen, konuşan, tanıtan, sunum yapan, senin sorunlarını aktaran, senin hizmet değerini anlatan, çözüm yolları üreten, projeler üreten bir kuruluş yok ise ÇOK YALNIZ KALINIR. Hataların % 80 sistemden (sistemsizlikten)
Kaynaklanır.

Sayın Ege CANSEN’in (Oyunun Kuralı) 13 Ağustos 2020 tarihli köşesinde;
TÜRKİYE EKONOMİSİNİN EN BÜYÜK SEKTÖRÜ
% 56 payla Hizmetlerdir
% 27 payla Sanayi
% 7 payla tarımdır. Ekonominin büyümesi için talep arttırılması ve yaratılması olduğunu belirtmektedir.
Görüldüğü gibi hizmet sektörü en büyük paya sahiptir. Turizm de bir hizmet sektörüdür.

ALMAN TURİSTLERİN TATİL BEKLENTİLERİ (Dr.Orhan Batman-Akdeniz Ünv.)
Yapılacak yatırıma ışık olması bakımından değerlendirilmesi düşüncesiyle Alman Turizm Araştırma Merkezinin yaptığı araştırma neticesi çıkan tablo

Streslerden boşalma, dinlenme, kendine gelme ve sağlık

Boşalma, gevşeme % 71.7

Taze Kuvvet toplama % 57.2

Çokça dinlenme, kafaya bir şey takmama % 38.9

Zevk ve lezzetin tadını çıkarma % 34.9

Sağlığı için bir şeyler yapma % 22.7

Güzelliği için bir şeyler yapma % 22.0

Değişiklik, macera, cümbüş

Monotonluktan kaçma % 66.9

Güzel Yemekler % 43.2

Başkalarıyla birlikte olma % 41.5

Eğlence, cümbüş, hoşsohbet % 40.6

Değişiklikler yaşama % 38.8

Tatil arkadaşlığı edinmek % 27.5

Eş dost akraba ile buluşma % 23.3

Aşk ve flört % 7.1

Yeni şeyler keşfetme,kültürünü artırma

Yepyeni şeyler öğrenme % 38.5

Başka ülkelerde yaşamak % 35.1

Kültürünü, tarih bilgisini arttırma % 25.8

Çokça gezmek dolaşmak % 24.4

Hatıraları canlandırma % 18.2

Keşifte bulunma, maceraya atılma % 10.5

Özgürlük ve hobiler

Özgürce istediğini yapabilme % 36.4

Kendi ilgi alanı ile uğraşma % 27.5

Düşünmeye zaman ayırma, kendini bulma %23.1

Hobiler % 8.3

Tabiatla baş başa kalma, iklim şartları

Tabiatı yaşama % 52.5

Kötü hava şartlarından kaçma % 42.7

Çevre kirliğinden kaçma % 42.7

Hareketlilik ve spor

Basit spor hareketleri yapmak (0yun vb.) % 36.9

Aktif olarak spor yapmak % 16.9
Diğer ülke insanların da da eğer bir anket çalışma yapılsa bu değerlere yakın yüzdeler üç aşağı beş yukarı böyle olabilir
PARETTO KURALI

İtalyan Paretto’nun tespit ettiği bu kurala göre; Ülke servetinin % 80 ini İtalyan Nüfusunun % 20 sinin sahip olduğunu belirtir.

Örnek : Bir şehirdeki karayolu trafiğinin % 80’i , yoğunlukta olarak bu kısmın % 20 lik bölümünde görülür.

Bilgisayar biliminde virüslerin % 80’i esrarengiz bir biçimde server’ların % 20 kısmında toplanır.
Şu halde bizim Pazar payımız; Hem ülkemiz içinde hem de uluslararası alanda bu % 20 lik kesimin % 10’u gibi bir nüfus olabilir. Zira ödeme sıkıntısı olmayan, yaşam standartları daha yüksek, beklentileri ve kültürel zenginliği daha fazla olan nüfustur. NE YERSEK O’YUZ KURULACAK İŞLETME İLE İLGİLİ YİYECEK-İÇECEK-BESLENME VE SOSYAL HİZMETLER YAPILANMASI ( Yaklaşık 500 odalık kapasityeye göre) Bu ölçüler örnektir, çoğaltılıp azaltılabilir.

Termal Sağlık Hizmetini de kapsayan konaklama hizmeti sunacak işletmede; kür için gelen misafirlerden müsaadesi alınanlar, tıbbi kontrolü yapılıp kan kimyası tespiti, tansiyon, şeker ölçümleri neticesi, kilo durumu da göz önüne alınarak diyet menüleri sunulan bölümde özel yiyecek ve içecek ile ilgili beslenme programı uygulanacaktır.

İşletme bünyesinde hazırlanacak tüm menüler, kalori ve vitamin verimlilikleri dikkate alınarak hazırlanacaktır.

Bu hazırlıklar mevsimsel zamanlamaya ve hizmetin niteliğine göre dikkat edilerek aylık, altı aylık ve yıllık hazırlanabilir.

İşletmede kalışlar ODA + KAHVALTI hesabıyla olacaktır. Yemek isteğe bağlı olacaktır. Yarım pansiyon, tam pansiyon talebi kabul görecektir.
1.AŞ EVİ – RESTAURANT – LOKANTA;

TÜRK MUTFAĞININ lezzetli yemek çeşitlerini sunan 400-450 kişilik
salonda, çok geniş menüden ziyade, az ve öz özel lezzetlerin sunulduğu, çeşitlerin her gün farklı olduğu bir sistem ile hizmet sunulacaktır.
Sistemde değişmeyen ; ‘’ bonfile, biftek, pirzola, şiş kebap, köfte ve et sotedir’’ Diğerleri günün menüsü adı altında : her gün değişen, iki çeşit çorba, salata, sebze yemeği, etli yemek (kırmızı et ve kanatlı çeşitlerinden) tamamlayıcı pilav çeşidi ve makarna çeşitlerinden ve gerekli garnitürü, + tatlı ve meyve çeşitlerinden olacaktır.

Günlük kahvaltı hizmeti de bu salonda verilecektir.

DİYET EVİ

Doktor önerisi ve beslenme uzmanı nezareti ve bilgisinde hazırlanan kişiye özel kalorisi ve vitamini hesaplı beslenme hizmeti sunulması

Salon, hizmet niteliğine göre tasarlanmış yaklaşık 100 – 120 kişilik

TATLI EVİ

Çeşitli ( mayalı, mayasız, yağlı, katmerli ‘milföy’, pandispanya vb. gibi) hamur çeşitlerinden hazırlanmış; değişik Türk tatlıları, pastalar, tuzlu tuzsuz kurabiyeler, bisküviler poğaça ve ekmek çeşitlerinin, sütlü tatlılarının, çikolatalı tatlıların, meyve tatlılarının sunulduğu salon.

Bu salon da, niteliğine göre tasarlanıp dekore edilmelidir.

100 kişilik kapasite yeterlidir.4.YÖRESEL TATLAR EVİ

Haftanın her günü değişik bir bölgeye has yemeklerin sunulması. Sunum esnasında bölgeye yöreye has müzik eşliğinde, uygulanmış dekor ve otantik malzemeler ve kıyafet ile servis edilirse çok ilgi çeker. İnsan damak tadını kolay kolay unutmaz.

Günlere göre 1. Marmara yerli mutfağı ( Manav-Türkmen-Yörük yemekleri)

Ege Mutfağı, 3. Karadeniz Mutfağı, 4. İç Anadolu Mutfağı (Kayseri-Nevşehir yöresi), 5. Güneydoğu Mutfağı, 6. Kafkas Mutfağı, 7. Uluslararası Mutfak. Her hafta farklı bir ülkeden hazırlanan örnek menüler sunulması.

  1. DÖNER EVİ

Bursa İskender Kebapçısı usulü İSKENDER DÖNER, özel pidesi ve tereyağı ile, et döner, şıra sunumu. Ayni alanda dış mekanda yapılacak özel füme ocaklarında çeşitli bitkilerin tütsüleriyle yapılacak fümeler ( et, kanatlılar, balıklar vb. gibi) de servis edilir. 30- 40 kişilik kapasite yeterli olur.

ÇORBA EVİ

Her gün Ayak Paça, Paça, İşkembe, ayrıca her gün değişen ek bir çorba çeşidi ve söğüş kelle, Arnavut ciğer sunumu yapılan salon

30-40 kişilik kapasiteli salon ve 24 saat açık olması

İÇİM EVİ

Sıcak ve soğuk çok özel içeceklerin hazırlandığı ve sunulduğu ŞADIRVAN’I da olan 60-70 kişi kapasiteli salon. Hizmet kahveci güzeli, eski servis askısı ile, bakır cezve vb. gibi aksesuar ile hizmet yapılması.

Burada sıcak olarak değişik bitki çayları, kahve çeşitleri, çikolatalı içecekler, salep vb. gibi sütlü içecekler

Soğuk olarak ; ayran, kefir, kımız, bal suyu, boza, bahksıma, çeşitli meyve suları, sebze suları, muzlu süt vb. gibi değişik çeşitli içeceklerin sunulması

Burada 16.30 – 17.30 arası işletme ikramı olarak çay saati yapılabilir.

DENİZ EVİ
Her türlü deniz ürünleri ve ilgili mezelerinin sunulduğu salon.
Bu salonun da dekorasyonu ait olduğu özelliğe göre dizayn edilmelidir.
60-70 kişilik kapasite yeterli olur.

Böyle değişik alternatiflerle, değişik mekanlarda, değişik lezzetler sunmak, bu değişik lezzetlerin tadılması misafirlerin değişik ortamlarda vakitlerini mutlu şekilde sıkılmadan geçirmelerini sağlar. Tadılan değişik lezzetlerin damak tadı unutulmaz.

İşletme içindeki bu yiyecek içecek üniteleri, birbirileriyle rekabet eder düzeyde olmalıdır. Bu sayede hem daima canlı, hem daima kendilerini yeniler ve en önemlisi müşteri memnuniyeti odaklı olmalarıdır.

Müşteri, satın almaktan hoşlanır. Kendisine bir şey satılmasına değil.

KEYİF EVİ

Değişik alkollü ve alkolsüz içeceklerin, değişik koktelylerin sunulduğu, kanapelerin, kuruyemişlerin sunulduğu, İngiliz-Amerika tarzında BAR AMERİKANI da olan, dizaynı kendine yas yapıda olan 60-70 kişilik kapasiteli salon.

Akşam belli bir saate açılıp belirlenen saatte kapanır.

GECE KULÜBÜ

Gece profesyonel eğlence niteliğinde olan, program yapılabilen, ses düzeni ve ışık düzeni ona göre ayarlanmış, sahnesi, kulisi
Fuayesi, vestiyeri, wc.leri, sanatkar odaları olan, içecek ve yiyeceklerin sunulduğu,
Yiyecek hazırlama ve depolama ünitesi de bulunan, servis masa
düzeni içinde gerekli ön plan ve arka plan müştemilatı, depoları olan salon.

Giriş kapısı işletme içinden değil hariçten olabilir.

200 – 250 kişilik kapasite yeterlidir.

Burada nikah ve nişan merasimleri yapılabilir.

TOPLANTI SALONU

Konferans, kongre vs. gibi toplantıların, Tiyatro, sinema, konser gibi gösterilerin yapıldığı sinema koltukları düzeninde yukarı doğru meyilli salon.

Geniş sahnesi ve kulisi, arkada dinlenme makyaj vb. gibi hazırlık odaları

Sunumlarda iyi görülmesi için 2 veya 3 sunum perdeleri olması,

VİP (önemli) misafirler için birkaç loca olması

Ses ve ışık düzeninin çok iyi olması

Girişte fuaye , vestiyer ve wc ler olması

Acil durumda acil çıkış kapıları olması,

Havalandırmanın çok iyi olması

250 – 300 kişi kapasitesi olması

Giriş ve çıkış yeri işletme dışından olabilir

OYUN ODASI

Boş vakitleri geçirmek için satranç, okey, kağıt oyunları vs. oyunların oynandığı salon. İşletmeyi yeknesaklıktan kurtar

OKUMA ODASI

Gazete, kitap, dergi, mecmua gibi yayınların olduğu, kütüphane niteliğinde değişik bilgileri içeren kitapların olduğu, oturup okuma yapılabilen, bilgisayar ile yazışma yapılabilen, çalışma da yapılabilen salon.

Burada günlük gazete satışı kitap satışı da yapılabilir.

Spor Odası ve Çocuk Kulübü

Misafirlerin günlük spor ihtiyaçlarının giderilmesi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanının önereceği sportif hareketler

Çocukların oyalanması için çocuk oyun odası ve çocuk kulübü.

Spor odasına yakın olursa ebeveyn spor yaparken çocukta ayni sürede ebeveyn gözetiminde eğlenir.

TÜRK HAMAMI

Kubbeli olarak, doğal havalandırmalı, kubbe tepesinde ışık alabilmesi için fil gözü ışık istemi, göbek taşlı, kurnalı, aslan ağızlı, yuvarlak havuzu olan
Dinlenme, soyunma giyinme yerleri, emanet kasaları olan TÜRK HAMAMININ bütün özelliklerini taşıyan hamam

GÜVENLİK TEDBİRLERİ

İnşaatın güvenliği (Deprem, sel vb. gibi)

Makine ve teçhizatın, araçların güvenliği

Yangın, sabotaj vb. gibi beklenmeyen olaylara karşı güvenlik

Misafirlerin güvenliği

Personelin güvenliği

PERSONEL VE PERSONELYURDU

İşletme çalışmaya başladığında muhakkak dışarıdan gelen personel için barınma ve yaşama ihtiyaçları için böyle ayrı bir mekana ihtiyaç duyulacaktır. Otelde çalışan personelin aidiyet duygusu ve işletmenin aidiyet duygusu karşılıklı çok önemlidir. Belli bir süzgeçten geçmiş personel; misafirine davranışına dikkat eder, enerjiye dikkat eder, kullandığı suya, kullandığı malzemeye, güvenlik kurallarına, protokol kurallarına dikkat eder.

Personelin yönetim biçimi de dikey değil, yatay olmalıdır. Personele hep şu söylenmelidir. Genel müdürle, bulaşık yıkayan veya tuvalet temizleyen arkadaşlarımızın yaptığı iş, önem bakımından arasında fark yoktur. Sadece fark ; iş bölümü farklıdır. Dolayısıyla her departman önemlidir.

Tüm departmanlar da; en önemli işi biz yapıyoruz olgusu vardır.

  • Satış Departmanı, biz olmasak bu otel dolmaz,
  • Teknik servis der ki, biz olmasak otel karanlık kalır, ısınmaz, sular akmaz,
  • Kat hizmetleri der ki; misafir günün üçte birini bizde geçirir. Odası onun evidir,
  • Resepsiyon der ki, misafiri biz kabul ediyoruz, biz karşılıyoruz,
  • Bulaşıkçı, temizlikçi der ki biz olmasak otel pislikten geçilmez
  • Mutfak der ki biz olmasak aç kalınır
  • Servis derki hizmet eden bizleriz.
    Bunların hepsi doğru. Ama şunun farkında olunması gerekiyor. Kendi yaptığı işin önemi kadar diğerinin de önemli olduğunu anlatmak gerekiyor, bunun bilinmesi gerekiyor.
    Personel birbirine pozitif elektrik yaymalı, kendisini önemli hissetmeli. Mümkün olduğunca herkesin motivasyonunun yüksek olması gerekiyor.

70-80 oda yeterli olabilir. Bunun en az 20 odası giriş yeri ayrı kapıdan ve bağımsız olarak bayanlara ait olmalıdır.

Odalar 2 ve 4 yataklı olarak tanzim edilir. Personel sayısı artabileceği göz önüne alınarak ranza düzeni de düşünülmelidir.

Her oda da duş, lavabo, wc, olmalıdır.

Her odada asgari kişi başı elbise dolabı, bir masa ve aynası, iki sandalye,

Yurt üç katlı olabilir. Birinci katta; personel mutfağı, yemekhanesi, kafeteryası, kileri, yemekhanede ders ve gösteri için perde, — üniforma deposu, personel çamaşırhanesi terzi ve ütü yeri, Temiz çarşaf, üniforma alma yeri ve kirli verme yeri

Yangın ve acil durum için gerekli tedbir ve acil yardım odası

İkinci ve üçüncü katlar yatakhane olarak hazırlanmalıdır.

ULAŞIM ; Turizm Merkezlerine Hava yolu ile, Kara Yolu ile Raylı sistem ile ulusal ve Uluslararası iletişimi sağlamak devletin görevlerinde ve sorumluğundadır. Yeni oluşturulacak Turizm Merkezlerine ulaşım eksikliği varsa devlet bunu tamamlamalıdır.

PAZARLAMA : Turizmde en önemli paydaş pazarlamadır. Pandemi sonrası hepsi çok zor durumda kalmışlardır. Hem yeni Pazarlara açılmak, hem de önceki pazarlardaki uluslararası rekabete rağmen yerini muhafaza etmek durumundadırlar.
Tur Operatörleri ve Seyahat Acentelerinin önünü açmak için devlet ne gerekiyorsa yapmalıdır. Sistem çalışır devreye girerse Devletimizin ihtiyacı olan dövizi getireceklerdir.
Hatta Dış İşleri Yurt Dışı Temsilcilikleri ile TÜRSAB yetkilileri, Tur Operatörleri, Bölgesel birlikler bir ara gelmeli, Ülkemizin yurt dışı temsilciliklerinde Seyahat Acentelerine yer tahsis etmelidir. Tahsis edilen yerde birkaç Seyahat Acentesi birlikte çalışabilir. Her biri ayrı bir bölge, ayrı bir turizm dalında çalışabilir.
Japonya, Çin, Hindistan, Almanya, Rusya, Amerika, İngiltere, Fransa, Kuzey Avrupa Ülkeleri (ihtiyaç duyulan),ile Büyükelçilik Temsilciliği ve Tur operatörleri müşterek çalışma içine girmeli, devletin turizm ofisi gibi hizmet vermeleri sağlanmalı, teşvik edilmedir. Dünyanın her yerinden müşteri bulursun, ulaş yeter ki. Bu Fuarlara katılmakla, broşür dağıtmakla, e-mail göndermekle olmaz, birebir, tüketicinin bulunduğu yerde teşkilatlanıp, TEMSİLCİLİKLER KURMAK , SATIŞ OFİSLERİ KURMAK, İN COMİNG ACENTASI TUR OPERATÖRÜ olup belli bir anlayış içinde hareket edilmesi gerekmektedir.
Japonya’da yılda 17 ile 20 milyon Japon yurt dışına gidiyor. Çin çok büyük Pazar, o pazara girilebilirse yılda 5 milyon kişi gelebilir, Hindistan’da seyahat edebilir 100 milyon nüfus var.
Çünkü Turizm sektörü çok dinamik ve rekabet çok. Belli bir mesafe alana kadar muhakkak devletin desteği olmalıdır. Böyle bir destek devamında birçok dinamiği harekete geçirecektir.
Turizm ürünü olarak satacağımız hiçbir şey ithalata dayalı değildir.
Kendi denizimiz, güneşimiz, termal sularımız, sağlık teşkilatımız, görsel tarihi yerlerimiz, ürettiğimiz yiyecek içecek ürünlerimiz, ürettiğimiz turistik eşyalar ve yapacağımız hizmetin karşılığıdır. Çok da istihdam alanı yaratılmış olacaktır.
Yurt dışı Tur Operatörleri ile de iyi ilişkiler kurup onların turizm kataloglarında muhakkak yerimizi almalıyız.

Biz, ASYA ile Avrupa arasında yürüyerek, gemi ile, raylı sistem ve motorlu vasıta ile geçebilen tek ülkeyiz.

Biz, geçmişte Hatti’lere, İON’lara, FRİG’LERE, Pers’lere, Roma’ya, Bizans’a, Selçuklu’lara, başkentlik çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir ülkeyiz. yapmış ülkeyiz. Romalıların Altın yolu başlattığı

Biz, kültürlerin harman olduğu ülkeyiz, yazılı destanların ülkesiyiz

Biz; coğrafyanın(dağ, ova, plato, yanardağ, nehir, göl, 2 ayrı boğaz, farklı üç ayrı deniz, kanyon) bütün özelliklerini taşıyan, dört hakiki iklimin yaşandığı,

Biz; Türk Misafirperverliğini düstur edinmiş, bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır diyen bir ülkeyiz.

İstanbul gibi bir merkez dünyada hiçbir hava alanına nasip olmayan transfer konumdadır. Dünya coğrafyasının en merkezi yerindeyiz.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0