Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Ömer Seyfettin

Ömer Seyfettin’in Yaşamı

Ömer Seyfettin

11 Mart 1884’te Gönen’de doğan Ömer Seyfettin; Yüzbaşı Ömer Şevki Bey ve Fayma Hanım’ın çocuklarıdır. Okul hayatına ilk Gönen’de başlasa da daha sonrasında babasının tayini ile beraber İnebolu, Ayancık ve İstanbul gibi yerlerde eğitim hayatına devam etti. 1893 yılında Askeri Baytar Rüştiyesi’nin subay çocukları için açılan özel bir sınıfta eğitimini sürdürdü. Edirne Askeri İdadisi’nden mezun olduktan sonra piyade asteğmen rütbesi ile askerliğe başladı. İzmir Jandarma Okulu’nda öğretmenlik yaptı. 23 Şubat 1914’te askerliği bıraktı ve kendisini edebiyata adadı. 1915 yılında Doktor Besim Ethem Bey’in kızı Calibe Hanım ile evlendi. Fahire Güner isminde bir çocukları oldu. 3 Eylül 1918’de evliliği bitti ve yalnız bir hayata, içine tekrar geri döndü.

Ömer Seyfettin’in Edebi Hayatı

Edirne Askeri İdadi’sinde öğrenci olduğu dönemde şiir yazmaya başlayarak edebiyat dünyasına adım attı. 1900 yılında İstanbul’a dönmesi ile beraber Mecmua-i Edebiye dergisinde şiirleri yayımlanmaya başladı. 13 Nisan 1902 yılında ise; Sabah dergisinde Tenezzüh isimli hikayesi yayımlandı. Mezuniyetinin ardından İzmir’e taşınması ile beraber milli edebiyat konusunda bir bakış açısı edindi. 1909 yılında Selanik üçüncü orduda görev yaparkenki gözlemleri ışığında Beyaz Lale ve Bomba başta olmak üzere birçok hikaye kaleme aldı. Bu süreçte İstanbul’da ve Selanik’te çıkan birçok dergide hikayeleri yayımlandı. Ancak bu hikayelerde mahlas kullanmayı tercih etti. Yakorit’te yayımlanan ve Ali Canip’e yazdığı mektup ile Yeni Lisan hareketinin başlamasında da rol oynadı. 11 Nisan 1911’de Genç Kalemler’e Yeni Lisan isimli bir yazı yazarak imzasız yayınladı. Yanya Kuşatması’nda 21 askerle esir düştüğünde, 10 aylık esir hayatı boyunca devamlı okudu ve Hürriyet Bayrakları gibi hikayeler kaleme aldı. Boşanması ve I. Dünya Savaşı yenilgisi ile beraber kendisini dış dünyaya kapatan Ömer Seyfettin; Anadolu’da uzun seyahatlere çıkarak kendisini her hafta bir hikaye yazmaya şartladı. Bu sebeple ölümünden önceki 3 yıl içerisinde ortaya çıkan birçok eseri bulundu.

Ömer Seyfettin Hakkında Az Bilinenler

Ömer Seyfettin’in hayatı hakkında çok bilinmeyen bilgiler şunlardır:

  • Gönen’de doğmuş olan Ömer Seyfettin; hemşehrileri tarafından da oldukça sevilirmiş.
  • Ömer Seyfettin’in babası askerdir ve oğlunun da kendisi gibi asker olmasını istemiştir.
  • İki kardeşi küçük yaşlarda vefat etmiştir.
  • 1903 senesinde Makedonya’da karışıklık çıkması ile beraber okulunda herhangi bir sınava girmeden mezun edilmiştir.
  • Fransızca’yı İzmir’de Baha Tevfik’ten, Türkçülük hakkındaki fikirlerini Necip Türkçü’den ve Ziya Gökalp’ten öğrenmiştir.
  • Beyaz Lale, Tuhaf Bir Zulüm, Bomba hikayelerini 1909’da Selanik üçüncü ordusunda görev yaparken kaleme almıştır.
  • Selanik ve İstanbul’daki dergilerde yayımlanan eserlerinde mahlas kullanmıştır.
  • Edebiyat dünyasına şiirle ile adım atmış olsa da şiir alanında pek başarılı olamamıştır. 1917 ile 1920 yılları arasında ise; 10 kitap ve 125 hikaye kaleme almıştır. Askerliği bıraktıktan sonra kendisini tamamen edebiyata adaması ile oldukça üretken bir döneme girmiştir.

Ömer Seyfettin’in Ölümü

Ömer Seyfettin’in ölüm sebebi şeker hastalığıdır. Ancak öldüğü dönemde şeker hastalığı bilinmediği için ölüm nedeni çok sonradan anlaşılmıştır. Son dönemlerinde yemeden içmeden kesilmiş olan Ömer Seyfettin, oldukça fazla kilo vermiştir. Yakın arkadaşı olan Ali Canip kendisine destek olarak yemek yemeye teşvik etmeye çalışmıştır. Ancak durumunun daha da kötüleşmesi ile beraber hastaneye kaldırılmıştır. Hastanede ise sadece 2 hafta kalabilmiş ve 6 Mart 1920’de vefat etmiştir. Günümüzde her yaştan bireyin tanıdığı ünlü yazar Ömer Seyfettin’i o yıllarda hastanedekiler tanımadıkları için kimsesiz olduğunu düşünmüşler ve bu sebeple bedenini kadavra olarak kullanmak istemişlerdir. Tıp öğrencilerinin Ömer Seyfettin’in bedenini kadavra olarak kullandıkları anın fotoğrafının gazetelere düşmesi ile beraber tanıdıkları hastaneye gitmiştir. Ancak Ömer Seyfettin yalnız öldüğü gibi tek parça halinde de gömülmemiştir. Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı’na defnedildikten sonra mezarının olduğu bölgeden yol geçeceği için Zincirlikuyu Mezarlığı’na mezarı taşınmıştır.

Yorumlar

Gönen'i daha önce duymuş muydunuz?

Termal turizminde ki en iyi seçim.
Şifalı Bir Tatil!